TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

Tarih: 25.06.2014 13:00 - 18:00

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI


Turan Araştırmaları Derneği tarafından düzenlenen ‘Türk Dünyasının Meselelerine Genel Bir Bakış’ konulu çalışma toplantısı, 25 Haziran 2014 tarihinde, Hilton Garden Inn Oteli Büyükada Salonunda, saat 13.30 ile 18.00 arasında icra edildi.

Saygı duruşunu müteakip, önce İstiklal Marşı ardından Türkmen Milli Marşı okundu.

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

Konferansın açılış konuşmasını yapan, Turan Araştırmaları Derneği Başkanı Av. Hasan Basri Pehlivan; 


“Muhterem Hocalarım, Kıymetli Misafirler. Programımıza hoş geldiniz safalar getirdiniz. İçinden geçtiğimiz zaman dilimi Türk Milleti için hayli sıkıntılı bir süreç. Ülkemizi uçurumun eşiğine sürükleyen çözülme sürecinin yarattığı siyasal ve sosyal gerilim, başlı başına bir tehdit iken önce Kırım’da yaşanan ve Tatar Türk varlığını hedef alan gelişmelerle sarsıldık sonra Türkmeneli’nde yaşanan katliamlarla müteyakkız hale geldik. Kendi iç meseleleri ile bölük pörçük olmuş bir Türkiye gündeminde, Türk halkının ilgisini ve sağduyusunu, sınırları dışında yaşayan Türk halklarına çevirebilmek için üstümüze büyük vazifeler düşmektedir. Fethettiği, yurt edindiği, düzen kurduğu, vatan bellediği topraklarda azınlık hissiyatına düşürülmeye çalışılan Türk Milleti için sığınılacak tek mevzii, Türk Jeopolitiğidir. Bundan önceki konferansımızın konusu ‘Turan Kavramının Tarihsel Gelişimi’ idi, bugün ise ‘Türk Dünyasının Meselelerine Genel Bir Bakış’ başlığı altında bir çalışma yapmak üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız. Size bu günkü program ile ilgili kısa bir açıklama yapmak isterim. Öncelikle kıymetli hocamız Doç. Dr. İlyas Topsakal’ın sunumunu dinleyeceğiz, yarım saatlik bir molanın ardından katkı, soru ve tartışma kısmına geçeceğiz. Daha fazla vaktinizi almadan sizleri kıymetli hocam ile başbaşa bırakıyorum” dedi. 

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

Türk Dünyasının Meselelerine Genel Bir Bakış Çalışma Toplantısında konuşmacı Doç. Dr. İlyasTopsakal’dı.


" TÜRK DÜNYASI TERİMİYLE KASTEDİLEN COĞRAFYA, TÜRKLERİN BAŞLANGIÇTAN GÜNÜMÜZE YAŞADIKLARI YERLERİ, ETKİLEDİKLERİ ALANLARI İFADE EDER. "

Doç.Dr. İlyas Topsakal,  "Türk dünyası terimiyle kastedilen coğrafya, Türklerin başlangıçtan günümüze yaşadıkları yerleri, etkiledikleri alanları ifade eder. Türkler tarih boyunca emperyal olmayı tercih etmemişlerdir. Devlet yönetimine hakim olan Han sistemi, kendisini, ‘düzen kuran’ olarak tanımlamayı tercih eder; açları doyurmak, fakirleri bay kılmak, adil olmakla övünür. İslam öncesi Türklerin kızıl elması, Tanrı buyruğu ile cihanı adaletle yönetmektir. Türkler, Karahanlı Devleti ile İslamlaşırken o kutlu görev ‘İlay-ı Kelimetullah’ olarak yeniden kodlanıyor ve İslam’ın öncüsü olarak dünyada yeni bir medeniyetin öncüsü ve koruyucusu konumuna yükseliyor. İster İslam öncesinde ister İslam sonrasında, Türk devlet geleneğinde, bu sebeple asabiye ve buna bağlı bir taassup bulunmamaktadır.

Osmanlı, kuzeydeki bekçileri Kazan ve Sibir Hanlığı’nın yenilgileriyle artık dönülmez mağlubiyetler zincirine dahil olmuştur. Yaşadığımız mağlubiyetler  üzerine çok sözler söylendi, burada onlara değinecek değilim, ancak asıl mağlubiyet yenilgiyle beraber sosyal dokuların millet şuurunun parçalanması oldu. Bu sonuç şüphesiz bugün ve yarının ve nihai geleceğin en onulmaz yarası olacaktır.

İslam coğrafyasındaki sahip ve koruyucu güç olan Türklerin yenilgisiyle bütün Müslümanların esir edilmesi ve devletlerinden beri edilmesi, karakterlere de yansıdı.  Bu yansıma ki bugünkü - vahşi ve organize olmayan Müslüman - tanımını doğurdu. Bu tarihsel bir öneri; mutlaka sosyal ve psikolojik bir tanımlama da yapılabilir, bunu da o alanın uzmanları yapsın. Özelde Türk dünyasının içinde bulunduğu parçalanmışlık, böyle bir sürecin tarihteki izdüşümüdür.

Rus imparatorluğu üzerine yaşanılan Stalin dönemi aslında milletin hafızasını almıştır. Kuşaklar arası iletişimi sağlayan nesiller yok olmuş, geçmişe ait müktesebat geleceğe taşınamamıştır. Bunun neticesi olarak, Türkiye dahil bütün Türk coğrafyasında, birbirinden bağımsız ve kodları itibariyle artık farklılaşan nesiller ortaya çıkmıştır. İşte bu, net olarak görülmesi, bilinmesi gereken bir gerçekliktir.

Bu gerçekliği tespit eden birçok düşünür var, ayrı ayrı Türk ülkelerinde veya topluluklarında. Öyleyse farklı yetişen, aynı eğitim sistemine dahil olmayan, aynı dil ve alfabeyi kullanamayan bu insanlar nasıl bir araya gelecekler? Veya gelecekte dünyada birbirlerine nasıl destek ve katkı verecekler? Şüphesiz bu mesele geçmişte de ele alındı. Gaspıralı İsmail, Yusuf Akçura, Ahmet Caferoğlu, Zeki Velidi Togan, Ziya Gökalp bunlardan sadece aklıma gelen ilkler.

Bugünün Türk Milliyetçileri olarak üstümüze düşen vazife, romantik Milliyetçilikten veya romantik Turancılıktan bilimsel Milliyetçiliğe ve Turancılığa geçmektir.”  Dedi.

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

Doç. Dr. İlyas Topsakal’ın yaklaşık doksan dakikalık sunumunun ardından yarım saat çay molası verildi. Bu molanın ardından toplantının katkı ve soru cevap kısmına geçildi. Toplantının bu kısmı ise Dr. Muhsin Kadıoğlu tarafından yönetildi.


İRAN TÜRKLERİ’NİN MİLLÎ TAKIMI DURUMUNDAKİ TRAXTOR FUTBOL TAKIMI VE TARAFTARLARI, TÜRKİYE’DEKİ TÜRK MİLLİYETÇİLERİNE DOPİNG ETKİSİ YAPABİLİR

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Topsakal’ın konuşmacı olarak katıldığı “Türk Dünyasının Güncel Meseleleri” konulu oturumun ikinci bölümüne başkanlık yapan İ.T.Ü Öğretim Görevlisi Dr. Muhsin Kadıoğlu, modern dünyada toplantı yönetiminden kısaca söz ettikten sonra toplantıya katılan gençlere özellikle söz verdi. Katılımcıların “katkı”larını ve “soru”larını yöneten Dr. Kadıoğlu, zaman zaman kısa bilgiler aktardı.

“Bazı zamanlarda şer’den de hayır çıkar” diyen Kadıoğlu, çoğu insanın AKP politikalarından memnun olmadığını ancak Türk milliyetçilerinin “Bu dönemde Cezayir, Tunus, Libya, Gazze, Mısır gibi ülkelerde Türk yaşadığını öğrendiğini” belirtti. Türk Milliyetçilerinin “Komünist Blok” içindeki Türklere duyarlıyken özellikle İslam ülkeleri olmak üzere neden diğer ülke ve bölgelerdeki Türklere yeteri kadar ilgi gösterilmediğinin sorgulanması gerektiğini hatırlattı.

Doç. Dr. İlyas Topsakal’ın kendi sahasında uzman ve alanının en iyisi olduğunu vurgulayan Muhsin Kadıoğlu, “Türk milliyetçilerinin hemen hepsi Kerkük uzmanı, strateji uzmanı, Kafkas uzmanı, Türk devletleri uzmanı, terör uzmanı... Uzmanlaşmanın zirveye çıktığı çağımızda tek alanda uzmanlaşmak bile zorken, bazılarının kendisini her alanda uzman görmesi gerçek bir cehalettir” dedi. “Bütün olumsuzluklara rağmen Türk milliyetçilerinin pek çok alanda uzman bilim ve fikir adamı yetiştirdiğini belirten Kadıoğlu, katkısının son bölümünde “Türk milliyetçiliği 1877’deki yükselişini, Macarlar’dan aldığı destekle; 1905’teki yükselişini Rusya Müslümanlarından gördüğü uyanışla; 1917 sonrası uyanışını, Azerbaycan Türklerindeki uyanışla; 1940’lardaki yükselişini Tatar Türklerindeki uyanışla, 1995’ten itibaren başlayan yükselişini Azerbaycan’daki uyanışla sağladı. Türkiye’de Türk milliyetçiliğinin yükselişi sadece 1975-1980 arası Türkiye dışındaki Türklerle ilgili değildir. Bu gerçeği göz önünde bulundurarak, Türkiye’deki Türk milliyetçiliğini Türkiye dışındaki Türklerle nasıl ateşleyebileceğimizi düşünmemiz gereklidir. Bana göre, Tebriz Türkleri’nin ve İran Türklerinin millî takımı olmayı başarabilen Traxtor futbol takımının bir ya da bir kaç maçı, fazla izlenen televizyon kanallarında yer bulabilirse; Traxtor taraftarlarının takımlarını desteklerken bozkurt gibi ulumaları, 35-40 bin kişiye varan taraftar topluluğunun birlikte “bozkurt” işareti yapıyor oluşları, Türkiye’deki Türk milliyetçilerinde doping etkisi yapabilir” dedi.

ÇALIŞMA TOPLANTISINA KATILAN MİSAFİRLERİMİZİN KATKILARI:

Çay molasından sonra konferansın ikinci kısmı; görüş bildirme, konuya katkı sağlama ve soru cevap şeklinde devam etti. Katılımcılar, Türk Dünyası ve konferansta dile getirilen konular hakkında sorular sordular, katkılarda bulundular. 

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

DOÇ.DR. EBULFEZ SÜLEYMANLI:


Türk Dünyasının karşı karşıya bulunduğu toplumsal sorunları sosyolojik bakış açısıyla değerlendiren Doç. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Sovyet dönemindeki sosyalist ekonominin şartlarından doğan hayat tarzına nispetle yeni ve farklı bir yaşamın Türk topluluklarında toplumsal yapıyı, kültür ve ekonomilerini derinden etkilediğini dile getirdi. Eski değer ve normlar sorgulanırken yerine yenileri konulmaya çalışılmakta olduğunu söyledi. Sosyoloğa göre, bunun kısa zamanda gerçekleşmesi pek kolay görünmemektedir. Nitekim küreselleşmenin ve kültürel yozlaşmanın etkisiyle toplumsal kurumlar ve katmanlarda ortaya çıkan sorunlar, eski dönemin kültürel ve ideolojik mirası bu süreci zorlaştıran etkenlerdir. Aynı zamanda Süleymanlı, bu dönemeçte toplumun temel taşı olan aile yapısında, bağımsızlık sürecinin lokomotifi olan gençlik üzerinde bir takım kaygılandırıcı gelişmeler yaşandığının da altını çizdi. Bu sorunların çözümü bütün Türk topluluklarının bizzat kendi özgür iradeleri ile katılım sağlayacakları platformlar ve geliştirecekleri sivil toplum hareketleri merkezli yeni dayanışma odaklarının teşekkülüyle mümkün olduğunu söyledi.

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

HAMİT GÖKTÜRK:


Konferansa katılan Uygur Haber ve Araştırma Merkezi Sorumlusu ve Uyghurnet.org habersitesinin Türkçe Redaktörü Hamit Göktürk konuşmasında şunları söyledi, “ Bizi bu seçkin topluluğun katıldığı bu konferansa davet eden Turan Derneği Başkanına özellikle çok teşekkür ederim. Bu konferans kendine özgü, yeni ufuklar açan ütopyanın yanında daha çok gerçeklerin dillendirildiği bilimsel bir toplantı olmuştur. Bunun devamını her zaman diler ve arzu ederim. Sayın Doç. Dr. İlyas Topsakal, Doğu Türkistan’ı, tarihi perspektif açısından çok yeni ve enteresan yönlerini öne çıkararak anlattı. Doğu Türkistan’ın Türk Dünyasının merkezi olduğunu söyledi. Bunun çok yerinde, yeni ve anlamlı bir tespit olduğunu düşünüyorum.

Ben bu yeni tanım ve tespite,  şunu da ilave etmek isterim; Doğu Türkistan, Türk dünyasının merkezi olmasının yanında aynı zamanda Türk coğrafyasının tam kalbidir. Türklerin en eski tarihi, kültür ve medeniyetimizin şekillendiği, örf adet, gelenek ve göreneklerimizin oluştuğu ve meydana gelip teşekkül ettiği bir Türk ana yurdudur. Bizim bin yıl önceki yazılı tarihi eserlerimiz Divan-i Lügat-İt Türk ve Kutadgu Bilig, Kaşgar’da kaleme alınmıştır. Türk kültür tarihinin, Türklük biliminin öncüleri ve pirleri olan Kaşgarlı Mahmut ve Yusuf Has Hacip‘in mübarek kabirleri Doğu Türkistan’dadır ve ebedi uykularını bu topraklarda sürdürmektedirler. Doğu Türkistan’da yıllar önce bulunan ve yeni açıklanan mumyalar, tarihi vesikalar ve buluntular, Teklemakan bölgesinde, hayatın 52 bin yıl önce başladığını göstermiştir. Hatta bugün Avrasya’da yaşayan Ari ırkın, bu topraklardan dünyaya yayıldığı tezi öne çıkmış ve bilim dünyasında tartışılmaktadır.

Doğu Türkistan’da son yaşayan olaylardan, Çin işgal yönetiminin Müslüman Uygurlara yönelik asimilasyon politikalarından örnekler veren Göktürk, Hükümetin, STK’ların, medyanın ve kamuoyunun ilgisizliğinden ve suskunluğundan yakınarak şöyle devam etti. “Bugün Ortadoğu’da devam eden trajediden etkilenen Filistin, Suriye, Mısır ve benzeri Arapça Konuşan Kardeşlerimize gösterilen ilgi, Türkçe konuşan Müslüman Uygurlar söz konusu olunca birden bire yok olmaktadır. Bu kardeşlerimiz için kamuoyunu ayağa kaldıran kurum ve kuruluşlar, Doğu Türkistan söz konusu olunca sessizliğe bürünmektedir. Eğer bu tutum, etnik ve dil açısından belirleyici oluyorsa, bu yapılanlar düpedüz ırkçılıktır. Irkçılığı da Allahü Teala yasaklamış ve Peygamber Efendimiz de lanetlemiştir. Müslümanların kendi aralarındaki ilişkilerinde ve tutumlarında eşitlik ve adil olunması emredilmiştir. Ben yanlı ve adaletsiz davranan bu kurum ve kuruluşları kınıyorum ve Allahü Teala’ya havale ediyorum.” şeklinde konuştu.

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

EROL GÜLER:


Turan Araştırmaları Derneği Başkanı Sn. Av. Hasan Basri Pehlivan’ı, Yönetim Kurulu Üyelerini, konuşmacı arkadaşımız Sayın Doç. Dr. İlyas Topsakal’ı, oturumu yöneten Sayın Dr. Muhsin Kadıoğlu’nu ve Turan gönül dostlarını, burada bulunan geleceğimiz genç kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada ‘Türk Dünyası Meselelerine Genel Bakış’ı, biz dinleyicilere bilimsel olarak, sahasında uzman olan, her cümlesi kıymetli anlatımıyla Sayın. Doç. Dr. İlyas Topsakal’a, seviyeli ve doyurucu katılımlarından dolayı misafirlere, yeni kurumsallaşmasına rağmen biz Turan gönül dostlarını bir araya getirerek zengin sunum ve konferansa ev sahipliği yapan Turan Araştırmaları Derneği Başkanına ve yönetim kuruluna teşekkür ve şükranlarımı sunarım.

Kıymetli dostlarım İstanbul’da sivil toplum kuruluşları birliğine dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

STK'larının ne kadar önemli olduğunu, bugün, Turan Araştırmaları Derneği, bize bir kez daha başarılarıyla göstermiş oldu.

Bunun için İstanbul’da Milliyetçi Ülkücü Sivil Toplum Kuruluşları Birliği’ni kurabilirsek, epey bir yol alacağımıza inancımın yüksek olduğunu belirtmek isterim.

Biz bu 2 yıllık süre içerisinde, Kadıköy'de 15 tane sivil toplum kuruluşları birliği ile Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in mezarında anma töreni gerçekleştirdik.

18 Mart Çanakkale zaferimizi kutlayıp şehitlerimizi andık,

Yüksek katılımın sağlandığı Bayrak yürüyüşümüzü Bağdat Caddesi’nde üyelerimizle ve halkımızla beraber her yıl gerçekleştiriyoruz ve bunu devam ettirme arzusundayız.

Bu birliktelik, aramızda gönül bağının her geçen gün daha da kuvvetlenmesine, siyasi, manevi güç birliğimizin sağlamlaşmasına ve hepimizin bu ülkü etrafında hep beraber daha önemli ve kalıcı işler etrafında birleşeceğimize canı gönülden inanıp temenni ediyorum.

İnşallah bu arzumu, İstanbul'da bir gün birlik içinde başaracağız.

Beni dinlediğiniz için teşekkür eder ve hepinize saygılarımı sunarım.

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

DR.DİLEK AKGÜMÜŞ:


Bugüne kadar çok saygın Türk entelektüelleri tarafından, "Turan" idealimizle ilgili bizi bilgilendiren, düşüncelerimizi şekillendiren pek çok bilimsel makaleler yazıldı. Bunların arasında belki de Ziya Gökalp'in ortaya koyduğu "Turan" yorumunun çok ilerisinde bir "Turan" tanımı yapan ve zihinlerimizin biraz daha berraklaşmasında önemli katkıları olan Alibey Hüseyinzade Turan gibi mümtaz isimler de vardı. Fakat o gün itibariyle büyük önem arz eden bu teorik bilgilerin, bugün itibariyle pratiğe dönüştürülmesi zaruret halini almıştır.

Bugün bazı insanların sıradanlaştığını düşündüğü Türk Dünyası ile ilgili faaliyetlerin, aksine yetersiz olduğunu düşünüyorum. Öyle ki, dünyada yaklaşık 250 milyon olan Türk milletine karşılık, siz bu faaliyetlerinizi sadece 2 kurum üzerinden yönetiyorsunuz. Böyle bir sayısal hesaplama yaptığınızda, doğal olarak istenilen seviyeye ulaşmanız mümkün gözükmüyor.

Şahsım adına ifade etmem gerekirse, üniversite yıllarımın başından itibaren Türk Dünyasına yönelik faaliyetlerin içinde yer aldım. Başlangıçta İlyas Topsakal Hocamızın da içinde yer alan Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı himayesinde geniş katılımlı ve kapsamlı bir çalışma olan "Çocuk Şöleni" nde aktif yer aldım.  Son olarak Türk Ocaklarının önderliğinde yine geniş katılımlı 2 gün süren "Türk Dünyası ve Türkiye Misafiri Üniversite Gençliği Bilgi Yarışması"nda, hemen hemen her aşamasında görev aldım ve sonunda şunu fark ettim ki, bizim bu gençlerle kültürel temaslardan ziyade ‘göz teması’nda bulunabilmemiz, çok daha büyük önem arz ediyor. Siz ancak bu gençlerle göz temasını yaşayabilecek kadar yakınlaşabildiğinizde, ‘Turan’a yaklaştığınızı hissediyorsunuz. Örneğin, bir Kırgız gencin kişilik özelliklerini bilebilecek kadar onu tanıyamadıysanız ve ona yakınlaşamadıysanız, siz, ‘Turan’la ilgili nasıl bir strateji geliştirebilirsiniz ya da geliştirdiğinizi zannettiğiniz politikalar ne kadar sağlıklı ve geçerli olabilir?

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

DR.HALİL GÖKALP:


Öncelikle bu toplantıyı gerçekleştiren Turan Araştırmaları derneği yönetimine minnettarlığımı sunarım, gerçekten çalışma toplantısı şekli olarak güzel düşünülmüş bir toplantı şekli oldu.

Türk Dünyası meselelerini tartışmaya açtığımız bu günde, benim düşüncem, iki mesele üzerine; bunlardan birincisi, Türk Dünyası ile ilgili plan, proje yaparken, sistem noktasında eksiğimiz olduğunu düşünüyorum. İşe başlarken son derece istekli başlıyoruz, güzel işler yapıyoruz lakin sonucu noktasında aynı şeyleri söyleyemeyiz yani bu güne kadar yapılan Türk Dünyası projelerinin sonuçları, nelerin başarıldığı, ne alanlarda eksik kalındığını irdelemiyoruz... Bunlardan dolayı da mesafe kat etme noktasında eksiğiz, Türk Dünyası noktasında bir çalışma planımız olmalı, Devletimiz çalışma planı oluşturmuyorsa, inşallah Türk milliyetçileri, Devletimizin başına gelerek bu planı oluşturmalıdırlar.

İkinci mesele ise Türk Dünyası yani Turan konusunda heyecanın azalması, heyecan eksikliğidir. Kendi aramızda çokça etkinlikler yapıyoruz. Lakin bu dış çevrelerde Türk Dünyası heyecanını görmek mümkün değil, özellikle gençler için Türk Dünyası heyecanı nasıl yakalanır ve arttırılır bunun üzerinde durmak gerekir...''

TÜRK DÜNYASININ MESELELERİNE GENEL BİR BAKIŞ  KONULU ÇALIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

CANER CEYLAN:


Modern sistematik proje yönetim sistemi ve teknikleri, Türkiye de maalesef yeteri kadar bilinmiyor ve önemsenmiyor. Eğer Türk dünyası için yapacağımız faaliyetlerde, modern proje yönetim tekniklerini uygulayabilirsek, yapacağımız faaliyetlerin daha planlı, programlı, verimli, olmasını ve daha tasarruf ederek yapabilme imkanını sağlayacaktır. Ayrıca daha sonra yapılacak benzer faaliyetlere de hazır format da proje örneği olması işleri kolaylaştıracak ve daha kolay ve daha kaliteli arşiv oluşturmamıza katkı sağlayacaktır.

Proje yönetim teknikleri içerisinde işletme, muhasebe, reklam, halkla ilişkiler, iktisat, sosyoloji, psikoloji daha pek çok bilimi barındıran çok kapsamlı bir ilimdir. Bu nedenle, Modern Proje yönetim zihniyetinin yerleşmesi ve bu tekniklerin işletme mantığı açısından, öğrenilerek, uygulanması, bize yarar getirecektir. Dedi.

Konferans davetimize icabet eden tüm katılımcılara şükranlarımızı sunarız. 

<< Geri

Fotoğraf Galeri

İletişim Bilgileri

Merkez Ofis:

Nuhkuyusu Caddesi No: 76/5 Üsküdar/İSTANBUL

Pbx :
0 (216) 327 54 44
Faks :
0 (216) 326 16 26